| Urartuların Kökeni |
|
URARTULARIN KÖKENİ Hitit Devletiyle çağdaş, Güneydoğu Anadolu’ya egemen olan Mitanni Devleti, Hititlere yenilip, Hititlerce küçültülüp kendilerine bağımlı krallığa dönüştürülünce, Eski Mitanni Devleti ülkesinde egemen öğe olmamakla birlikte çoğunluğu oluşturan Hurri Halkı, Doğu Anadolu da küçük beylikler kurdu. Asurlar açısından, kendi bulundukları topraklar bereketsizdi. Eğer Suriye ve Mezopotamya’yı ele geçirirse güçlenecek, ticareti kontrollerinde bulunduracak ve ilkçağda çok değerli olan zengin demir madenleriyle güçlü silahlar yapacaklardı. Asur Kralı Salmansar, Hititlerin güçsüz durumundan faydalanarak Hurri Krallıklarını kontrol altına aldı. Hititler ise Hurrilere bir yardım gönderemedi. Böylece Hitit, Asur arasındaki tampon bölge kalktı ve Hitit siyaseti etkisiz hale gelmiş oldu. Urartuların menşei olarak kabul ettiğimiz bu küçük krallıklar Asur egemenliğine girmiş oldu. Asur Devletinin bu küçük krallıklar üzerindeki kesin zaferi M.Ö 13. yylın en önemli tarihi olaylarından birini oluşturur. Böylelikle Yukarı Mezopotamya da üç yüz yıllık Hurri egemenliği ve Asur ile Hitit arasında süregelen Kuzey Suriye’nin denetimi için verilen kavga sona ermiştir. Asur Devleti gücünün doruğuna çıkmıştır. M.Ö. 1274 yılında Salmansar I’ in kayıtlarında “Uruadri” adından ilk kez söz edilir. Asur yazılı kanunları dikkatle incelendiğinde “Uruadri Ülkesi Halkı” Salmansar I’in devrinden önce de bilinmekteydi. Asur Kralı tahta geçiş yılında Uruadri Ülkesi üzerine yaptığı sefer için şu gerekçeyi göstermektedir; “o zaman, rahipliğimin başlangıcında Uradri Ülkesi ayaklandı. Benden yabacılaştı ve düşmanlık yarattı.” Salmansar’ın Kullandığı “benden yabancılaştı” ve “düşmanlık yarattı” deyimleri bize “Uraadri Ülkesinin” Asur tarafından daha önceden bilindiğini dostluk veya düşmanlık ilişkileri içinde bulunduklarını yani Asur için kayda değer bir güç olarak gözüktüğünü gösterir.
|